Binnaz Abla Samsun’da!

Alıntı

OLYMPUS DIGITAL CAMERAMerhabalar Sevgili Kahve Dostlarım;
Her yıl ilkokul arkadaşlarımızla bir araya gelir büyük bir organizasyon yaparız..
Yurt dışında olan ve diğer illerdeki arkadaşlarımız da
bu buluşmaya özen gösterir işlerini ona göre planlarlar..
İnşaat Mühendisi olan bir arkadaşımız
2009 yılında Amasya Belediyesinin işini yapmak için
Amasya’ya gidince o yıl buluşmayı Amasya ‘da yapmayı önerdi..
Hepimiz bu öneriyi sevinçle ve memnuniyetle karşıladık..
Bu buluşmayı gerçekleştirmek üzere
17 – 19 Mayıs 2009  tarihlerini kararlaştırdık .
Bütün ilkokul arkadaşları bir araya gelecek ,
ve bu çok özel günü hep birlikte kutlayacaktık.
O günü sabırsızlıkla bekledik..
O güne kadar Amasya’yı görmemiştim..
Bu güzel buluşmaya ablam ve eniştemi de davet ettim..
Onlar da görmemişlerdi orayı, memnuniyetle kabul ettiler.

20130519_114601Arkadaşımız bizlere Yeşilırmak kenarında bir pansiyon ayarlamıştı..

Yıllarca fotoğraflarda gördüğüm,
Yeşilırmak kıyısına kurulu , harika poz veren bu kent,
şimdi nihayet benim için de poz verecekti.
Hepimiz hayran kaldık Amasya’ya..

Şaşkınlık, hayranlık ve heyecan hepsi bir aradaydı.

İlk gün büyük heyecan vardı..
Herkes birbirine hasretle sarılıyor
Görüşmeyeli neler yaptığını anlatıyordu..
Sabah kahvaltıda bir araya geldiğimizde kolej marşıyla başladık güne..
O gün arkadaşımız bize kenti gezdirdi..
3000 yıl öncesine uzanan tarihi boyunca,
önemli pek çok medeniyetin şehri olmuş,
mimari güzellikleri sergilemek üzere ,
dik kayalık yamaçların arasındaki vadiye kurulmuş
inanılmaz güzel kenti seyrettik bir süre…Osmanlı İmparatorluğu döneminde
Sarayda etkin bir şekilde hüküm sürecek şehzadeler,
önce iyi bir eğitim almak için Amasya’ya gelirlermiş .
İşte bu nedenle Amasya,
Şehzadeler Kenti olarak anılmış..
Amasya’daki medreselerde eğitim almış şehzadelerden en önemlileri;
Çelebi Sultan Mehmet, II.Murat,
Fatih Sultan Mehmet ve II. Bayezid gibi sonradan
padişahlık mertebesine ulaşanlardır.
2 gün bu güzel kenti gezdik..
19 mayıs günü arkadaşımız bizi Samsun’a götürdü..
Öğlen yemeğini orada yiyecektik..
Samsun’u da ilk kez görüyordum.
İnanılmaz güzel bir kent tertemiz,  ve çok bakımlı..
Bandırma vapurunu müze haline getirmişler.
Samsun’daki müze halindeki Bandırma Vapuru’nun içinde ,
bir odada büyük kurtarıcımız Mustafa Kemal ve arkadaşlarının toplantısının ,
modellerle oluşturulmuş bir canlandırması vardı..20130519_114629Atatürk ve 18 arkadaşının karaya ayak bastığı Tütün İskelesi’nden,
Mıntıka Palas oteline kadar uzanan yol,
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığınca
“Protokol Yolu” haline getirilerek ,
19 Mayıs 2009 tarihinde bizim orada bulunduğumuz gün  açılmış.
Atatürk’ün karaya çıktığı Tütün İskelesi yeniden yapılarak,
önüne temsili Bandırma Vapuru da inşa edilen Protokol Yolu
45 metre genişliğinde ve 400 metre uzunluğunda.
Yol üzerinde Atatürk ve 18 arkadaşını temsilen
süs havuzları ve sol kenarda da seramik rölyefler vardıSANYO DIGITAL CAMERA“Gençlikten Atatürk Sevgisiyle Cumhurbaşkanına” yazan
“Sevgi Bayrağı” olarak adlandırılan dev bir bayrak Kurtuluş Yolu’ndaki
Tütün İskelesi’nden karaya çıkarılarak Samsun valisine veriliyor .
Daha sonra bayrak, Cumhurbaşkanına sunulmak üzere genç atletlere teslim ediliyor,
Samsun’dan yola çıkarılarak
Amasya, Tokat, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kayseri, Nevşehir,
Kırşehir ve Kırıkkale’den sonra,
19 Mayıs törenlerinde, Ankara’da Cumhurbaşkanına sunulmak üzere yola çıkıyor.
Cumhuriyet’le yaşıt olan bu kutlamalar sadece
Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla Ankara’da gerçekleşmekle sınırlı kalmıyor
ülke genelinde coşkuyla kutlanıyor..
o gün bu yolun ve müzenin açılışı vardı..
Aynı heyecanı yaşadık..
Unutulmaz coşku dolu bir 19 Mayıs günüydü..
Aradan 90 yıl geçmişti ama anılar hep tazeydi
Türk Milletinin yeniden doğuşunun başlangıcı olan, 19 Mayıs 1919
Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık ateşini yaktığı gün sanki o gündü..
Heyecanımız ve coşkumuz yaşanmaya değerdi..
Bu duygu ve düşüncelerle; bağımsızlık ve özgürlüğümüzü borçlu olduğumuz
başta büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere
silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor,
yarınlarımızın güvencesi tüm gençlerimizin,
ve tüm ulusumuzun 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını kutluyorum  !!!!

Hepinize harika bir pazar günü diliyorum benim sevgili dostlarım..

Sevgilerimle

Binnaz ablanız :)

Anam Anam Güzel Anam !

Alıntı

20130511_104553Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım,

Annem Ayşe Gündoğan gençliğinde çok güzel bir kızmış.

Dalga dalga koyu kestane rengi saçları, badem gibi kara gözleri varmış..

Babası Kıbrıslıymış..

Kıbrıs’dan Suriye’ye demir yolu inşaatı için gittiğinde,
anneannemi orada görüp evlenmiş..

Onun için annemin bu farklı güzelliği dillere destanmış

Savaş çıkıp şartlar değişince anneannem vatanını terk etmek istememiş.
Bunun üzerine dedem çocuklarını alıp,
Türkiyeye kaçmış.
Günlerce yollarda perişan olmuşlar.
Dedem altın paralarını bel kemerinin içinde saklar,
çocuklarını örtülere sarar,
Günlerce gece gündüz yol alırlarmış..
Adana’ya geldiklerinde yorgun ve bitkinlermiş..
4Dedemin kız kardeşlerinin portakal bahçeleri varmış Adana’da
Annemler de düzenlerini orada kurmuşlar..
Annem Adana Kız Meslek Enstitüsünde okumuş.
Genç kızlığı Adana’da geçmiş..
Annem ince yapılı bir hanımdı..
Narindi..
Duygusal bir yanı vardı,
Olaylardan çabuk etkilenirdi..

Kötü bir haber duymayı hiç istemezdi..

Çabuk yorulurdu..
Annesinden ayrı büyüdüğü için hep anne hasreti duyardı..
Çocuklarına düşkün  ve çok korumacıydı ..
3Teyzemlerin Seyranbağlarındaki bağ evinin bahçesinde oynarken
bir kaç defa yolumu kaybetmiş ve kaybolmuşum..
Beni başka bağların arasında komşu kızlar bulmuşlar.
Elimden tutup ,”Bu kız kimin kızı” diye sorarak dolaştırmışlar,
anneme teslim etmişler .
1961 yılında bir babayı yatağa düşüren olaylar zinciri,
eşinin bir telefonuyla başlamış;
Eşi telefonda – ”Ayla kayboldu acele eve gel.’’diyormuş.
1961 yılında 6 yaşında olan küçük kız Ayla,
hemen her gün evlerinden biraz ilerideki bakkala gider
bisküvi, çikolata, sakız gibi şeyler alır eve dönermiş .
O gün de annesinin verdiği parayla bisküvi almak için bakkala gitmiş
ama bir daha dönmemiş.
Bakkal, Ayla’nın bisküvi alıp çıktığını
 söylüyormuş.
Babası hemen polise haber vermiş.
Karakollar, hastaneler, akla gelen her yer aranmış .
Hiçbir iz bulunamamış.
Bunun üzerine kaçırılma ihtimali üzerinde duran polis,
bakkalı, onun çırağını, civardaki inşaat işçilerini tek tek sorgulamış.
Esrarlı bir şekilde Ayla’nın kaybolduğu günlerde ben de 9 yaşındaydım.
Annem bu nedenle evhamlanıyor bizi de kaçırırlar endişesiyle

bizi hiç bir yere bırakmak istemiyordu..

Lise hatta üniversite yıllarında bile geç kalmamı istemez,
Meraktan yollara düşerdi..
1Üniversiteyi bitirip eczacı olduğumda ,
Apartmanımızın altına açtı babam eczanemi..
‘ Seni yalnız bırakamayız gözümüzün önünde ol ”demişti..
Eczacılık yaptığım yıllarda annem evde işlerini bitirir,
Doğru eczaneye gelirdi..
Aynı korumacılık hala devam ediyordu..
Kulakları çınlasın, Hacettepe Üniversitesinde doçent olan ,
bir müşterimiz vardı,
Bir şeyi bahane edip beni görmeye gelirdi..
Annemi görünce eczaneye uğrayamaz transit geçerdi..
Ertesi gün telefonla arar
”Sizi görmeye geldim ama
anneniz hanımefendiyi görünce çekindim” derdi :) ..
2Öyle evhamlanırdı bizler için.
Annemin ömrü eczanede geçti diyebilirim..
”Anne sıkılma hadi biraz dolaş da gel ”derdim..
”Hiç sıkılmıyorum, burada mutluyum, hem nereye gideceğim  ki ”derdi..
Oğlum Sertaç Taşdelen’le çok iyi anlaşırlardı.
Her zaman gördüğünde baş parmağını kaldırır
‘Çok büyük adam olacak bu çocuk ‘derdi..
Sertaç da anneannesine hiç kıyamaz bir dediğini ikiletmez
Her dediğini yapar,onu gezdirir gönlünü yapardı..
Annemle Sertaç bağ evimizin bahçesini çok severlerdi..
Bahar gelip de güller, çiçekler açtı mı..
Bahçede oturmaya doyum olmazdı..6Yıllar geçti önce babam sonra da annem vefat etti..
Annemi evden çıkartırken ,
önce eczaneye uğradık,
O’nu her zaman oturduğu koltuğun yanına koydum ,
Çok sevdiği Eczanemle vedalaşsın diye..
Duasını okudum öyle yolcu ettim..Hepimiz misafiriz aslında bu fani dünyada ..
Misafirlerimizi ne kadar iyi ağırlar gönüllerini hoş edersek,
O kadar mutlu ayrılırlar yanımızdan..
Annem evhamlı yapısı, duygusallığı,fedakarlığı ile örnek bir anneydi..
Bütün anneler böyle güzel, böyle evhamlı, böyle duygusaldır..
Annelerimizin hakkını ödeyemeyiz..
Bütün annelerin ANNELER GÜNÜ kutlu olsun !!!!Ebediyete intikal etmiş tüm annelerimizin de ruhu şad olsun.Benim Sevgili Güzel Dostlarım..

En içten, en derin duygularımı bir demet yapıp tüm annelere hediye ediyorum :)

Sevgilerimle..

Binnaz ablanız :)

Bugün Hıdırellez :)

123Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım;

Çocukluğumda havaların ısınmasıyla birlikte ilk iş,

Bağlarımızın içindeki asmaların altına kilimlerimizi serip,
Evcilik oynamaktı…
Bir araya geldiğimizde her çocuğun bir asması,
O asma da onun evi olurdu…
İçinde yastıklarımız, oyuncaklarımız ve bir de mutfağımız vardı.
Mutfak olarak tuğlaları yan yana dizip ocak olarak kullanırdık.
Çalı çırpıdan ateş yakar sac üzerinde patates közlerdik…
Çamurdan köfteler yapar birbirimize misafir giderdik… Okumaya devam et

Bakü’de Son Günler

Baku_HDR_1_by_TagirovMerhabalar Sevgili Kahve Dostlarım;

“Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat derler! ”
İşte Azerbaycan’da son günlerimiz,
buralardan ayrılmadan önce,
kaldığımız yerden gördüklerimi anlatmaya devam edeyim sizlere.
Bakü’den, Bakü’nün kuzeyinde bulunan başka bir Şehire gittik. Okumaya devam et