Binnaz Abla ile Pazar Kahvesi – Biz Kocaman Bir Aileyiz

Merhaba !!!

Sevgili kahve dostlarım..

Bayram tatliyle birlikte yaz tatili de bitmiş oldu..
Artık Eylül ayının ilk haftası ..
Çocuklar okullarına hazırlanacak..
Bu yıl ilk okula başlayanlar..üniversiteyi kazananlar..

Herkes tatlı bir heyecanın içinde olacak..
İlk günler güneşten bronzlaşmış çukulata renginde bir çok genç,
Elinde kitaplar okul yollarında olacak :)

Tatilin bitmesiyle kimileri döndü..
Kimileri de dönüş yolunda..
İlk günden beri takipcimiz olan tatlı mı tatlı bir kız..
-Evim evim güzel evim-..-Ablam ablam güzel ablam- diye yazmış
Yayladaydık internet yoktu sana ulaşamadım..
Gelir gelmez ilk işim sana yazmak oldu diye dönüşünü müjdeliyor…
Çok sevindim tabi..kavuşmak kadar  güzel bir şey var mı..
Allah ayrı olan herkesi kavuştursun inşallah :)

Bu günlerde ayrı yerlerde bulunup ,
aynı havayı teneffüs edemesek de adım adım birbirimizi takip edebiliyoruz..
@Bursa.. @Antalya…@Roma ..
Oradan gönderilen resimler ve duygularla ,
Beraber gezmiş kadar oluyoruz :)

Güzel takipcimizin bu duyguları beni çocukluğuma götürdü..
O zamanlar bayramlar evlerde , akrabalarla geçirilir ,
Tatil ayrı yaşanırdı..

Babam ailece gezmeyi seven biriydi..
Zehra teyzemi ve kendi yengesi Rukiye yengeyi de her tatile götürürdü..
O zamanlar babamın 1953 model  Chevrolet marka arabası vardı..
Kanarya gibi sarı renkliydi, sarı kanaryam diye arabasını çok severdi..
Annemle abim öne oturur,
Teyzem, yengem, ablam, ben arkaya geçerdik..
Kocaman bir arabaydı..

Yollar duble yol değildi..dinlenme tesisleri yoktu..
Tatile çıkınca konaklıyarak bir kaç ilimizi birden gezerdik..
Her yıl  30 günlük tatil yapardık ..
Tatil bitip dönüş yoluna geçtiğimizde su gibi geçen 30 günün ardından,
Yol bir türlü bitmezdi..
Sabahın ilk ışıklarıyla çıktığımız yoldan..
Alacakaranlık şehre çöktüğü zamanlarda Ankara sınırlarına varırdık..

Ankara’nın ışıl ışıl lambaları uzaktan görününce ,
3 kardeş hep bir ağızdan,
Ankara Ankara güzel Ankara diye marşlar söylerdik..
Öyle hasretlik çökerdi içimize..
Sanki hasret kalmış  da vatan toprağımıza kavuşmuş gibi hissederdik..

Güzel takipcimizin yazdığı mail bana,
Arkadaşlarımıza ..sevdiklerimize ..öğretmenlerimize ,
kavuştuğum zaman hissettiğim o hasret dolu güzel duyguyu anımsattı..

Ben de sizlere öyle hasretim işte..
Sizleri ancak yazılarınızdan ve küçücük bir porselenden tanıyorum..
Bu küçücük porselen olmasaydı nasıl tanışacaktık diyorum..

Oğluma çook dua ediyorum ..
Beni sizlerle buluşturduğu için..
Böyle güzel..böyle büyük bir aile yarattığı için..
Değerli büyük ailemle gurur duyuyorum..
Ve oğluma minnetimi bir kez daha ifade ediyorum..

Hepiniz evlerinize selametle varın inşallah..

Hepinize hayırlı pazarlar diliyorum
Sevgilerimle
Binnaz ablanız..

Binnaz Abla ile Pazar Kahvesi – 10

Merhaba !!

Sevgili Kahve Falı dostlarım..

27 Haziran 2011 tarihinde harika bir kahve falı dostumuzdan ,
“Sevgili Binnaz Ablacığıııım ” diye başlayan bir mail aldım.

Şöyle yazıyordu :
“Binnaz ablacım sana güzel haberleri vermek istedim :-) aile içinde bir değil, iki coşku yaşandı kardeşim işe girdi ve benim tayinim çıktııı :-) ) çokkkk mutluyum sonunda o kadar üzüntüden sonra mutuluk geldii inşallah gideceğim yerde de mutlu olurum….gerçekten pozitif düşünmek, pozitifliği de beraberinde getiriyormuş….çok öpüyorummm. ”

Bu maili aldığımda ne kadar sevindiğimi anlatamam..
Zaten benim de, bütün amacım bu.
X sayıda fincan resmini yorumlayıp ,geçiştirmek değil.

Sahip olduğum pozitif enerjiyi ,yüzünü görmediğim,
sesini duymadığım ve hiç tanımadığım kişilere bunu hissettirebilmek ve onlara aktarmak.
Binnaz abla enerjisini dünyada dolaştırmak..

Benim için; yorumun geri dönüşünde, verdiğim enerjinin ,
karşı tarafın enerjisini yükselttiğini duymak en büyük kazancım.

Oğlumla sohbet etmeyi çok severiz.

Çocukluğunda okuldan çıkıp eve geldiğinde saatlerce sohbet eder,
Birbirimize gün içinde yaptıklarımızı anlatırdık.
Her vesile ile küçük öğütler verir ,bunlara- anne öğütleri – derdik,

Kendisine verdiğim öğütler arasında yaşamla ve
olumlu düşünmeyle ilgili çok örnekler vardı.

Ondan eko yapan bir yerde yüksek sesle birşey söylemesini isterdim.
İkimiz bir ağızdan aynı şeyi yüksek sesle haykırırdık.
Sesimiz yankılanır ne söylediysek aynı şekilde bize geri dönerdi…
Bunu eğlenmek için yapar dersler çıkarırdık. Her oyunumuzu derse çevirirdik.

Ona ,
” Oğlum, yaşam, arzu ettiğimiz şeylerin yansımasıdır.
İnandığımız ve arzu ettiğimiz şeyler bizimdir.

Sen yaşamdan ne kadar olumlu şey bekler ve istersen ,
Yaşam da sesini duyar aynı olumlu şeyleri sana geri verir.
Çünkü evren inanmadığın şeyi sana veremez.”
” Her davranış, o davranışı yapan kişiye doğru gelir. ” derdim..
O da bunu anlar, hep iyi şeyler isterdi..

Bu maili okuduğumda bu kadar çok mutlu olmamın sebebi işte buydu.
Bu harika kız bu farkındalığı geliştirmiş ve yaşama ne istediğini haykırmış, istediğinide almıştı.

Siz de öyle yapın,inanın ve isteyin..geldigini göreksiniz..!!!

Sevgilerimle ..
Binnaz ablanız