Bu gün Cenevre’den oğlumu ziyarete gelen arkadaşı Utku’ya kahvaltı hazırlarken Dubai’deki kahvaltılarımız geldi aklıma..
Dubai’ye giderken giysiden çok yiyecek götürürdüm yanımda..
Dubai’de cuma ve cumartesi günleri tatil olurdu.. Cuma günleri en büyük zevkimiz Sertaç’ın arkadaşlarını kahvaltıya davet etmekti..
Hafta sonu deyince aklımıza gelen ilk şey, hafta içi görüşemediğimiz dostlarla saatlerce süren kahvaltı keyfi ve kahvaltı sonrasında mutlaka içilen taze kahveler.. Ve fallarla süslenen sohbetler olurdu..
Yanımda götürdüğüm sucuk, kaşar peyniri, beyaz peynir, ve özellikle Ankara simitini ve diğer çeşitli kahvaltılıklarımızı büyük bir zevkle hazırlardık.
Her seferinde mutlaka zeytinyağlı sarma ve patatesli börek götürürdüm..
Sertaç daha havaalanında açardı paketleri..
‘Dur oğlum hele bir arabaya binelim’ derdim.. Beni hiç dinlemez,
paketleri oracıkta açar eve gidinceye kadar üstünden atıştırırdı
Börekler.. zeytinyağlılar, ve bilhassa simit,
Arkadaşlarına çok değişik gelirdi..
Lübnanlı, Hindistanlı, İranlı, Avustralya’lı bir çok arkadaşı vardı..
Beni sabırsızlıkla beklerler bu değişik aile sıcaklığına hayran kalırlardı..
Türk arkadaşları da vardı.. 3′u ile çok yakın görüşürdü..
Güncel konulardan konuşulur, ekonominin son hali tartışılır ve anlatılan fıkralarla sohbetler süslenirdi..
Bugün Cenevre’den 14 saat uçarak Singapur’a gelen Utku’ya,
kahvaltı hazırlarken bunları anımsadım..
Film şeridi gibi geçti gözümün önünden anılar..
Ne kadar güzel bir duygu bu dedim..
Utku Sertaç’ın 18 yıllık arkadaşı. Yıllar boyunca biriktirilen onlarca anılar..
Dubai’deki arkadaşları da geldiler sırayla buraya..
Artık buraya gelirken börek ve sarma getirmiyorum..
Pazarlığı baştan yapıyorum..
Beni özlediysen geleyim.. bak börek ve yiyecek yok yanımda diyorum..
Çünku hava alanında kollarımı açıp oğlum bana koşacak diye beklerken,
O paketlere doğru koşar, benim kollar havada kalırdı
Börek getirmiyorum ama peynir çeşitlerini ve Ankara simitini getiriyorum ..
Türk lezzetlerinin tadına baksınlar diye..
Burda da kahvaltı keyfini sürdürüyoruz.. Yine arkadaşlarını davet ediyoruz.. Çok samimi ve içten kişiler..
Arkadaşlık kadar güzel bir duygu yok bence..
Paha biçilemeyen en değerli şey arkadaşlık ve dostluk..
Kahve dostlarım maillerinde;
-’Binnaz ablacığım en yakın arkadaşımdı’…- diye başlayan mailler gönderiyorlar.. Doğru arkadaş seçimi çok önemlidir..
İnsanın aynası gibidir..
Ona baktığınızda, kendinizden bir parça görürsünüz aslında..
Ben oğlumun tüm arkadaşlarına müteşekkirim.
Onunla zamanını paylaşan,elinden tutan.. ona sevgisini veren tüm arkadaşlarına..
Beraber öğrendiler hayatı..
El ele yürümeyi..
Karanlık gecelerden aydınlığa çıkmayı..
Onun için birbirlerinden ayrı düşseler ..uzak yollarda olsalar bile
Biliyorlar ki hiç bir zaman ayrı değil yolları..
Gün gelir aynı sevgiyle kucaklaşır yürekleri..
Farzedin ki su kenarında kıyısınız…
Dalgalar vuruyor yamacınıza..
Bu dalgalar kimi zaman şiddetli ve öfkeli..
Kimi zaman okşayan.. durgun dalgalar olacak..
Her dalga değip geçmeyebilir..
Şiddetli yakıp yıkan dalgalar da olabilir..
Zira bu dalgalar bazen bir insan.. bazen bir olay olarak gelir ve sizi vurabilir..
Onun için tüm arkadaşlarınızı sevmeyi ve onlardan öğrenmeyi seçin..
Hepinizi sevgiyle kucaklıyor, hayırlı pazarlar diliyorum..
Sevgilerimle
Binnaz ablanız

