Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım;
Oğlum Sertaç Taşdelen’in yaz tatili için Marmaris’e gelmesiyle dünyam
aydınlandı sanki…
Yıllar önce babam Burhanettin Gündoğan,
Hayattayken, Marmaris’teki evimizde yaz-kış otururdu…
Sadece yılda bir kez Ankara’ya gelirdi, o da yeni yılda…
Yeni yıla hep birlikte girebilmek için, mandalınaları, portakalları
ağaçtan toplar,
onları bavullara koyar, ağaçtan yeni toplanmış limonları hiç üşenmez getirirdi…
Taze limonları hemen sıkar limonata yapardık…
Yılbaşı gecesi getirdiği portakalları maske gibi soyar içinde mum
yakar masamızı süslerdik
Bütün kardeşler, bir araya gelir, çoluk çocuk büyük bir aile olmanın
mutluluğunu yaşardık…
Babam evde hazırlanmış, ev yapımı ürünlere çok meraklıydı…
Bahçesinde yetiştirdiği domateslerden salça yapar,
Üç çocuğunun isimlerini üstlerine tek tek yazar,
kış için hazır ederdi.
Sabah kahvaltıları için sucuk içini ,
Ağaçlarımızdan topladığı meyvelerle çeşit çeşit reçelleri kendi eliyle hazırlar,
-yığın yığın bunlar kilo yapmaz- derdi
Ben ve Sertaç her Şubat tatilimizi ve Yaz tatilimizi kesinlikle
onunla birlikte geçirirdik…
Zaten başka bir yere gitmemize razı olmaz, gönül koyardı,
-Ben hayattayken bana gelin, ben göçüp gittikten sonra nereye
isterseniz gidin -derdi…
Babama yola çıkarken haber verirdik…
Pazara gider alış- veriş yapar, en sevdiğimiz yemekleri hazırlardı…
Bahçesinde öyle güzel pembe renkli güller vardı ki..
onlardan gül surubu yapar, -”taze yaptım şu yerine gül surubu için”- derdi
Oğlumla yıllar sonra Marmariste buluşup , boş olan rahmetli babamızın
evine gittik..
Sertaç , Sertaç diye gür sesiyle sesleniyor, koca cüssesiyle bizi karşılıyordu…
- Koca Kurt biz geldik – diye seslendik…
Sanki babam karşımızda kollarını açmış bizi bekliyordu…
Kapıdan girince gözyaşlarımıza hakim olamadık…
Gözümüzden yaşlar sel gibi akıyordu…
Hem Sertaç, hem ben tüm yaşadıklarımız harika bir film gibi canlandı hafızamızda
Ne güzel günlerdi…
Nereye baksak onu görüyorduk
Kendi elleriyle diktiği zeytin ağacı , izmir üzümü, böğürtlen, nar
ağacı, limon, portakal ,mandalına ağaçları
zakkumlar, güller, hepsi kocaman olmuşlar…
O güzelim ağaçlar ve çiçekler akşam serinliği olunca öyle aromatik
kokarlardı ki…
Pencereden içeri süzülen turuncğillerin kokusu taa yüreğimize işlerdi
Tüm dolapları özel bir ahşaptan yapılmıştı, içine ne koysak ahşapın
kokusu sinerdi üstüne…
Sertacın babası babama bir saat hediye etmişti…
Sabah saat 8 e kurmuştu saati…
Babam her sabah- Sertaç Sertaç- diye çalıyor derdi…
Babam erkenden uyanır bizi de uyandırır,
- Çalışmayana ekmek yok -derdi ve bizi sırtımızdan terler akıncaya
kadar çalıştırırdı…
Nur içinde yat babacığım, çalışmanın güzelliğini, çalışıp kazanmanın
değerini sayende öğrendik…
Senin gibi kucaklayıcı, bağışlayıcı, ve paylaşımcı olmaya bilhassa
özen gösteriyoruz…
Babamızın evinden ve bahçesinden sizler için resimler çektik…
Nereye gidersek gidelim sizleri çok seviyoruz ve anıyoruz
)))
Hepinize harika bir pazar günü diliyorum
Sevgili Kahve Dostlarım !!!!
Sevgilerimle
Binnaz ablanız

Nur içinde yatsın babanız… Rabbim herkese böyle sevilmeyi ve özlenmeyi nasip etsin… İyi pazarlar, sevgiler… yasemin
beni aglattınız 2 yıl oldu babamı kaybettim 15 yıl evvel boşandıktan sonra 3 çocugumla baba evine geri döndüm annem çok önce ölmüştü babam emeklisi ile ayrıyeten bilgisayar firmasın çalıştıgı maaşla çocuklarımı büyüttü onları okuttu oglumünüversite mezunu istanbulda hastanede kılima üzerine çalışıyor kızım hatayda üniversitede okuyor ondan bize kalan emeklilik maaşıyla evindede oturuyoruz 75 yaşına kadar bize bakacak diye çalıştı 80 yaşında 2 yıl once bayram gezmesinde kollarımda vefat etti. onu çok özledim bu yazıyı size aglayarak yazıyorum
canim duygularini paylastigin icin tesekkur ederim, bende senin gibi gozyaslari ile yazdim. Buyuklerimizin mekani cennet olsun…
Binnaz abla oyle guzel anlatimin var ki sanki okurken bende ayni seyleri yasadim. Rahmentli Burhan amca gozumun onune geldi. Kendisini Seyranbaglarindaki evinizde ailece ziyaret etmistik, o zaman tanimistim. Yasamin tadini cikarmayi bilen biriymis, ne mutlu ona. Iyi ki Sertac’la gitmissiniz, Burhan amcanin ruhu sad olmustur. Pazar sabahlarim senin yazilarini okumakla basliyor. Zamanina ve agzina saglik
Sevgiler….
canıııımmmmmmmm cok tatlısın bizi burada garip bıraktın oğluşumda iş gezisine çıktı.bizde pazartesi aaddaaaaa gideceğizzzz.mustafa ile sizi öptük görüşürüüüüzzzzzzzz selamlaaaarrrr gülseeeeennnnn
peki en çok hangi ülkeden geliyorlar?